Temmuz 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)
Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler
,
videolar28 Temmuz 2007 20:16 · siyah_gulum
· Etiketler
alışveriş
,
fıkra
Adamın biri, yeni açılan lüks büyük mağazaya gitmiş, satıcı kıza yaklaşmış;
-Bir kravat almak istiyorum..
Satıcı kız son derece şirin bir tavırla:
-Beyefendi, bizde müşteriyi memnun etmek esastır. Kravat ipekli mi olacak yünlü mü?
-İpekli..
-O zaman lütfen bir kat yukarı buyurun, ipekli kravatlar bir kat yukarda..
Adam bir kat yukarı çıkmış, başka bir satıcı kız..
-Ben ipekli bir kravat almak istiyorum.
-Beyefendi, kravat düz mü olacak, desenli mi?
-Desenli..
-Bizde müşteriyi memnun etmek esastır, desenli kravatlar bir kat yukarıda, lütfen üst kata buyurun..
Adam bir kat daha çıkmış.
Yeni bir satıcı kız..
-Ben ipekli ve desenli bir kravat almak istiyorum..
-Desenler çizgili mi, çiçekli mi olacak?
-Çizgili..
-Bizde müşteriyi memnun etmek esastır, çizgili kravatlar bir kat yukarıda, lütfen bir kat yukarı buyurun..
Adam bir kat daha çıkmış..
Çizgiler kalın mı, ince mi, bir kat yukarı. Zemin açık mı, koyu mu, bir kat yukarı derken 18. kata gelmiş. Öfke ile satıcı kızın yakasına yapışmış..
-Ben ipekli, ince çizgili, zemini koyu, bir kravat istiyorum.
-Kravatı bu elbiseyle mi kullanacaksınız?
-Hayır, evdeki elbisemle.
-Beyefendi, bizde müşteriyi memnun etmek esastır, bir uyumsuzluk olursa firmamızın prensiplerine ters düşer, lütfen evden obur elbisenizi alır gelir misiniz?"
Adam büyük bir öfkeyle asansöre gitmiş.
O sırada asansörün kapısı acilmiş, içinden gene çok sinirli bir adam çıkmış. Bir elinde bir klozet kapağı, belden aşağısı da çıplak:
-İşte popom, iste evdeki tuvaletin klozet kapağı.
Verecekseniz verin artık ulan şu tuvalet kağıdını!..
27 Temmuz 2007 11:45 · siyah_gulum
· Etiketler
alo kuleee pilot öldüüü:
Alo kule..Pilot öldü..
alo kule ule pilot öldü
-panik yapmayın.. otomatik pilot ne alemde
-otomatik pilot da sizlere ömür
-o nasıl oluyor
-otomatik olmayan normal pilot hostesle kaynaşırken kalp krizi geçirdi öldü
-nası yani
-hostes te garibim tutuldu kaldı ortada öle..
-belanızı bulmuşsunuz ben daha ne diyim size
-şimdi panik yapabilir miyiz yani
-durduğunuz kabahat abi
****************************
+kule, pilot öldü...
-F-16lar uçağı vurun, şehre doğru gidiyo
+lan manyak kule, şaka yaptım...
-ahada buda kapak olsun o zaman sana
*************************
alo kule pilot öldü.
* peki yardımcı pilot
- buyrun benim
* iyi getir uçağı gömeriz pilotu napiym şindi ben burdan
**************************
-alo kule ne diyceemi unuttum
-pilot ölmüş olmasın sakın
-hay ağzını öpiyim ya
******************
- aloo kulee.. semra hanımın oğlu vardıya ata ölmüş o
* bana ne
********************
+Aloooo kule pilot öldü ben cafer sol motor yanmaya başladı ?
-tamam panikleme sağ motor çalışıyomu
+hayır kule
-peki ortadaki motor çalışıyo mu ?
+olumsuz merkez
-tamam benden son ra tekrar efin eşşedü enla .....
+merkez bisaniye arkadan hostes cananı çağıriyimmi arakdaşlar arasında motor diyoz
*****************************
--alo kule pilot öldü!!!
---adnan abi hep aynı espri ,değiştir artık ya!!!pistin durumu uygun abi..iniş izni veriyoruz!!!
******************
+alo kule pilot öldü....
- olm F-16ya kaç kişi biniyonuz lan siz
********************
---alo kule pilot öldü!
---allah taksiratını affetsin!!
---bak yamultucam hayss belanı kule...kendinize gelin yahu!!!
*******************
----alo kule pilot öldü!!!
---vah vah!!!genç adamdı be!yazık!neyse başınız sağolsun!!!
********************
---alo kule pilot öldü!!!
---hostes benim ona göre...yoksa inişine yardımcı olmam!!!
****************************
---alo kule pilot öldü!!!
---ölenle ölünmez!allah size uzun ömür versin!!!
****************************
uçak: pilot öldü ben ne yapacağımı bilmiyorum
kule:sen kimsin?kendini tanımla?
uçak:ben mi ayy nerden başlasam burcum başak adım ahu sarışınım 1.75 boyundayım..
kule:hayss boyunu söyletme adamı! şimdi karşıda kol var onu tut
uçak:ayy o nası bişi öyle !
kula:neye benziyo lan manyak karı ne diyosun anlamıyom hadi acele et irtifa kaybediyorsunuz
uçak:ayy tamam tuttum
kule:herkesin tuttuğu kendine
uçak:
***********************************
- aloo kule pilot öldü..
* ulan bu ne ya pilot dayandıramıyoruz sapır sapır dökülüyo herifler
-
******************
+aloo kule bir sorunumuz var
-noldu pilotmu öldü
+soldan sağa 7 harfli osmanlıcada kalaycı m ile başlıyo nedir ?
-hasbinallah
+yaw bilmiyosan adam gibi söyle
-hadi len
+cahiiil cahiiiil
-bak sana iniş izni vermem görürsün
+bende kendimi öldürürüm
***********************
-kule pilot öldü
-önündeki mavi tuş varya
-evett..?
-onunla oyna o zaman hahaha
-kule aç kucağını biz geliyoruz
*************************
-kule pilot öldü
-osman abimi öldü?
-evet.. ne yapmamızı istiyorsunuz
-osman dangalağının bana borcu vardı ölü taklidi yapıyo olmasın bi dürtükleyin eminmisiniz???
**********************
+Aloooo Kule Yardım Edin Pilot öldü
-sen kimsin ?
+pilotun sevgilisiyim
-benimle çıkarmısın
***********************************
+alo kule pilot öldü...
-niye panik yapıyon olm, daha kalkmadınızki...
*******************
+alooo, kule pilot ölüyo, ne yapalım...
-bu soruya çalışmamıştık, hele bi ölsünde
**********
+kule, pilot ölüyo....
- tamam yenge panikleme, ben eve ambulans yolluyom hemen...
- allahtan uçuşu yoktu bugün
******************
+kule pilot öldü....
- abi yanlışlıkla doğru yeri aradın, burası karacaahmet, kaç kişisiniz abi uçakta, hemen yer ayırtayım....
***********************
+kuleee....
-hay kulene başlıyacam şimdi, kim açtı lan bu topiki...
**********************
-Aluuu aluuu kule sesim geliyır mııı
*Pilota noldu lan
-Ersiiinnn dayınla nası konuşuon
*annaaa dayı napıyon ordaaa
-Lan pilot hostesle işi pisirdi soora yardımcı hostes bunun karısıymış pilotu da hostesi de kendini de vurdu
*ooo keşke olsaydım ya eğlence varmış yengem nasıl
-ii o da işte....
(30 sn. sonra uça endonezya yakınlarında düşeerrr
*******************************
-alo kule pilot öldü
+nieeeee
-biz halkın salakları örgütü olarak uçağı kaçırdık fidye istiyoruz
+parayı size nası ulaştırcaz
-işte onu düşünmemiştik
+biz düşündük iki tane f16 geliyo oraya doğru
*******************
-aloo, kuleee pilot öldüü
-.... çıkardınız ama ha 1 saattir pilot öldü diyorsunuz, bi halt olduğu yok..
-lan valla öldü diyorum ya.
-gebersin i....
-senin gibi kuleye kuleye emi
-ağzını topla efendi. admin tanıdıklarım var, sildiririm topici
***********************
-alo kule pilot öldü
+yardımcı pilot??
-oda öldü
+noluyo lan??
-biz düştükte alıştırarak söliim dicektim, bi ben kurtuldum
*****************
-alooo kuleee pilot var ya
-eee
-öldü lan bu
-otomatik ne alemde
-onun da reziztansı kireçlenmiş
********************
-alooo kule pilot öldü
-vah vah pekte erken gitti
-olm yardım etsene
-tamam sen kac yasındasın
-23
-vah vah sende pek erken gitçenn
*******************
uçak: dııttt dıttt kula ses ver türbülansa girdik ne yapıcağımı bilmiyorum
kule:sen kimsin? pilot nerde?
uçak: pilot hostesle işi pişirdi kabinde kimse kalmadı bende aylak aylak dolaşırken buraya kadar gelmişim
kula:wayy be o hostesde taş gibiydi helal olsun osman abiye
uçak: hee bende beğendim hostesi diğerleri de fena değil...
dıttttt dıttttt dıttttt
(uçak düştü
--
27 Temmuz 2007 11:35 · siyah_gulum
· Etiketler
kankasını ameliyat eden doktor!
Doktor Kaan, kankası Necmi'yi bayıltmadan açık kalp ameliyatı yaparken;
-heyecan var mı heyecan
-olmaz olur mu abi, yusuf yusuf yani
-bi şey olmaz, sana en cix ameliyatımı yapcam
-ameliyatın cixi mi olur?
-sana özel bu. ayaklarım tavana bağlı şekilde ameliyat etcem seni, tarihe
geçcez olm
-neee ! manyak mısın yaa? olmuyom abi ben ameliyat falan
-şaka olm şaka
-sokacam ama .. ameliyat öncesi adamın yaptığına bak
-euehue, yat bakm şuraya
-sırtüstü mü?
-yoq, yüzüstü, hafifte domal şöle kıbleye doğru
-niye domalacak mışım?
-ya olm saçmalama, uzan şuraya sırtüstü, d.tten ameliyat olacan sanki
-şşş, hemşire hanımların önünde,
ayıp oluyoo
-onlar yabancı değil
-bana yabancılar ama
-neyse, urten hanım, hastayı ameliyata hazırlayın
----
-tamam, hazır hasta doktor bey
-olm necmi, mayışmışın sen
-ya bi git olm, çakır keyfi olmuş gibiyim
-euhue, ne güzel işte, içmeden sarhoş oldun
-ne zaman bayılacam ben?
-bayıltmadan ameliyat olcan sen
-nasıl yani
-bilincin hafiften yerinde olcak.. olm sıkılıyorum ameliyat esnasında, az
muhabbet ederiz diye böyle yaptım
-abi sen harbiden manyaksın haa
-daha önce denedim, bi şey olmadı
-bismillahirrahmanirahimm
-bak ne güzel imana da geldin
-tövbe tövbe
-evet, başlıyoruz, neşter lütfen
-napcan neşteri
-dişimde et kalmış, onu temizliyecem. Necmicim, ameliyathanedeyiz, kebab
salonunda değil. sence ne yapabilirim neşteri?
-olm kesecen mi beni diri diri?
-yoq, önce tırnaklarını sökcem, sonra tırnağın
altındaki ete tuz sürcez. önce eziyet, sonra vahşet yani. fantazi yapalım
demi az
-ya niye ben allahım niye?
-olm saçmalama, acımıyacak diyorum sana
-bak, eğer bir ----lk yaparsan, yengeye tüm yaptığın pislikleri anlatırım
-hıng ! olm sus, hemşire hanımların yanında
-Hani yabancı değildi ulan onlar
-tamam olm söz, acımıyacak . haftaya halı saha maçı var hasanlarla, o maça
yetiştirmemiz lazım seni
-abi bana su kaynatan araba muamelesi yapma
-euheuhe, tamam olm kıpraşma, başlıyorum
carkkkkrkkkrkk ( derinin yarılma efekti )
-abi bi hoş oldum, böyle sanki içim açıldı, bi huzur doldu
-tabi olm, açtık kalpten mideye kadar.
-harbi mi?
-hı hı .. falla kanka senin için kararmış, canını sıkan bir şey var
-hadi ya
-evet bak şurda, midenin sol tarafı kap kara olmuş. du bakm .. hımm. 3 vakte
kadar bi haber alacaksın
-olm dalga geçme,
kahve falımı bu anasını satim
-euheuhe, yoq olm, gayet normal herşey.. şimdi damarları kontrol edelim ..
evettt, ----lik yapan damarı buldum
-napcan ona?
-söküp atcam, yerine k.çından alacağımız bir damarı koycaz
-yoq ben aldırmam k.çımdan damar falan
-ya olm bi git, damarı açcaz şimdi. bi şeyci kalmıyacak
-hnagi damar bu
-kalpten aorta giderken ilk köşeden sola dön, ilerde ufak bir kılcal damar
var, orda kime sorsan gösterirler
-kaan !
-olm sanki sölesem bilcen. damar işte . hepsi aynı
(hööönngghghgrtrt )
- zuhuahuaa
-ne yaptın olm
-bi şey yapmadım. hafiften mideni sıktım bıraktım
-deli misin olm niye kurcalıyon midemi
-ehuehue, bayılıyom bu harekete, kusacak gibi oluyon dimi lan
-hay skm seni emi
-bak kanka, hazır açmışken başka istediğin bi şey var mı?
-he, mideyle karaciğerin yerini değiştir sana zahmet.
-niyeki?
-moda abicim moda, hiç modayı takip etmiyo musun?
-falla değişirim ama biraz zaman alır
-ya abi bi git işine, hadi kapat da gidelim, akşam bizdesiniz, ona göre
-tamam tamam, dur tel açayım hanıma
... dıııttt dıııtttt
-(Alo, Nalan, napıyon güzelim .. hiç, bende aldım necmiyi altıma, midesiyle
falan oynuyom .. bak ne diycem, akşam necmilerdeyiz, ben çıkışta seni alırım
.. hadi öptüm ...)
-tamam necmi, sizdeyiz akşama
-iyi iyi .. hadi abi, kapat şurayı, hava doldu içim --------im
-aslında mideyle karaciğerin yerini değiştirme fikri fena değildi ama .
-kaan !!
- euheue, tamam lan tamam, kapatıyom
26 Temmuz 2007 15:08 · siyah_gulum
· Etiketler
ince bir espiri
Iyi ki düğünümüzü Belçika'da yapalım demişsin Goncagül
- Güzel oldu, değil mi Muhittin?
- Evet canım, herkes dışarda evleniyor, bizim neyimiz eksik?
- Beni kırmadığın için teşekkür ederim.
- Sen istersin de ben yapmam mi bitanem?
- Muhittin, sana geçmişimle ilgili bir şey anlatmak istiyorum.
- Once duvağını çözseydik Goncagülüm.
- Cözeriz, dur bi... Cok önemli bu...
- Ee, ama sırası mı şimdi? Neyse, anlat bari...
- Ben küçükken tecavüze uğradım.
- Cok üzüldüm bebeğim. Ama şu an kendini iyi hissediyorsan önemli degil.
- Simdi iyiyim de bunları bilmen lazım.
- Yakınlarından biri tarafından mı?...
- Yok... Bi bakkal vardı bizim mahallede...
- Bakkal mı?
- Evet... Elma şekeri satıyordu, güzel çikolatalar filan.
- Eee?
- Işte, bi gün bana, Osman depoya gelsene dedi.
- Osman kim?
- Anlatacağım bi tanem, sakin ol bi...
....................:))
26 Temmuz 2007 14:59 · siyah_gulum
· Etiketler
türkcell 'in yeni hizmetleri...=)
Hoslandığınız ama öpemediğiniz birimi var, adını
yaz bir boşluk bırak 2225'e gönder , biz öpelim..
gülme seni de öperiz.. ÖPCELL..
Selamlacell; selamın aleykum yazıp 7532'ye gönderin,
aleyküm selam cebinize gelsin..
Muhabbetcell; "naber" yazıp 1515'e yollayın turkcell size
"iyidir senden naber" desin.
Ahiret yaz 2222'ye yolla! Ahiret soruları cebine gelsin!
Soruları doğru yanıtla ardından 5 vakit namaz kıl
cennete giden ilk 5000 kişi arasına gir
Cezacell; ceza yaz 3969'a yolla allah cezanı versin..
Acıktım yaz 6001 e gönder 1 adana 1 ayran cebine gelsin
Üşendim yazıp bir boşluk bırak ve üşendiğiniz
konunun ilk kelimesini yazarak 3292 ye gönder , türkcell yapacak
birini yollayıp sizin yerinize yaptırsın..
Petcell:öğretmek istediğiniz kelimeleri yazıp 6578 e msj
atın evde beslediğiniz kedi kuş **** ve bilimum evcillere konuşmayı
öğretelim...
Becell:bunun konumuzla alakası yok reklam olsun diye gönderdik
Han cell yazip 0000 a gonderin gratel gelsin
26 Temmuz 2007 10:18 · siyah_gulum
· Etiketler
eyvah kocamı unuttum
Aay ay ay, şoför bey durun lütfen, kocamı unuttuk!!!
Mola yerinden kalkalı iki saat olduğundan, rahatsız koltuklarda zar zor uyuma pozisyonunu denk getirmiş yolcular, birdenbire bu feryatla uyandılar.
Muavin:
-Nooldu abla?
-Ay, kocam kaldı ...
-Nerde kaldı abla?
-Mola yerinde..
-Abla, gözünü seveyim, yeni mi aklına geldi? Mola yerinden kalkalı neredeyse iki saat oldu, 150 kilometre yol geldik.
-Ne bileyim ayol, daldırmışım işte..Hadi dönelim.
Kadın telâş ve panik içinde ağlamayla karışık derdini muavine anlatmaya ve daha da ilginci, otobüsü geri çevirmek suretiyle derdine çare bulmaya çalışmaktadır. Yolcular yeni yeni olaya uyanmaya başlamış, şoför ise tamamen aptallaşmış durumdadır.
Muavin:
- Ya abla, sen çıldırdın mı? Koca otobüs iki saatlik yola senin kocan için geri döner mi?
- Aaa, üstüme iyilik sağlık... İki saatlik yol için 20 yıllık kocamı boşayacak değilim ya..Tabi döneceksiniz..
Olay, kadının bu çıkışıyla yeni bir seyir kazanmaya başlamıştır. Dönüş konusundaki teklifini ısrar haline getirmiş, bir de buna aile faciası boyutu katmıştır. Karşı koltuktaki adamdan olaya müdahale gelir:
- Hanım, adam 2 saattir yanında yok da sen yeni mi uyanıyorsun? Bu adam 20 sene seni nasıl boşamamış hayret valla...
- Aaa sana ne be terbiyesiz? Sen kendi karına bak!!
-Ne varmış benim karımda!
-Karında ne var bilmiyorum da şuradaki herifte bir şeyler var galiba...Yola çıktıktan beri gözüyle yiyecek adamı!!
-Ciyaak!!!
Bu feryat sesi, hem adamdan hem karısından gelmektedir. Ortalık karışmış, yolda unutulan koca, kendisininki yetmiyormuş gibi yeni aile facialarına da yol açmaya başlamıştır. Muavin araya girmiş, ortalık biraz sakinleşmeye başlamıştır. Koçasını unutan kadın ağlamaklıdır...
-Ee, benim kocam noolcak şimdi?
Şoför:
-Meraklanma abla. Ben şimdi arabanın telefonundan bir sonraki otobüsü ararım.Yolda gelirken alır. Eniştenin adı neydi?
-Hicabı..
Ön tarafta oturan sarışın bir hanım:
-Hahaayt..Ayol Hicabi diye koca mı olur.. Hazır bırakmışken hiç alma bence!
Bu yorum herkesi kahkahaya boğmuştur bir anda. Şoför dahil herkes gülmektedir. Kadının ağlaması ise daha bir artmıştır.
-Ühüü. Sen aç da bi tarafına gül bana güleceğine. En azından senin gibi evde kalmadık.
Öndeki kadının yüzü, saçıyla aynı renge bürünmüştür:
-Hııh..Beni ne doktorlar ne mühendisler istedi de...
-Tabi tabi... Memleketin doktorunun, mühendisinin işi gücü yok da senin gibi boya küpüne mi talip olacak ??
Yolcular kahkahalarla gülerken bir yandan da hanımları ayırmaya çalışmaktadır. Şoför, araç telefonundan bir sonraki servisin şoförünü arar:
-Alo Hidayet Abi? Benim abi, Rauf... Ne taraftasın abi, emanetimiz vardı sana? Bolu tesislerinde bi yolcumuz kaldı da abi... Haklısın abi, iki saat oldu ama karısı da yeni uyandı valla...Ne? Hehe...Ne biliim abi, mola yerinden çıktık işte, iki saat falan olmuştu. Kadın birden viyaklamaya başladı, Hicabısı yolda kalmış... Abisi diil Hicabısı... Kocasının adı Hicabı'ymiş...Öyle deme abi, demin de bi bayan yolcu aynı şeyi söylediydi zor aldık elinden... Hehe... Abi, neyse, sen şimdi sakın unutma, Bolu tesislerine gelince orda don paça takılan bi Hicabi abimiz var, kap gel... Oldu mu abisi?.. Aman sakın unutma, yengenin 20 yıllık kocasıymış, çok lazımlı bi alet yani... Nihoohaaa... Buyur? ..Ne biliim abi, biz de söyledik zaten... Hatta dedik ki "Abla onun miadı dolmuştur, sana yenisini alırız," diye... Efendim abi?.. Hö? Sen de mi 20 yıllık evlisin?.. Pardon abi...Hehe... Neyse, sen yine de yengeyle yola çıkma abi... Noolur, noolmaz diyorum... Yapma abi bak... Küfretme yolcuların yanında, ayıp oluyo... Tamam abi, ben de seni öptüm... Bir sonraki mola yerinde bekliyorum, Hicabi abi'yi de kap gel.. Hürmetler abi....
-Aaah ah..Nerdee eski hanımlar?
Arka taraflardan gelen yaşlı bir ses, bir süreliğine kapanmış konuyu tekrar açar gibiydi. Yolcuların zaten uykusu kaçmış, kaptan, tıngır mıngır makamında bir müzik koymuş teybe, mor iç lambalarının ışığı altında Hisar Pavyon havasında ilerlemektedir otobüs.
-Noolmuş eski hanımlara bey amca?
-Rahmetli oldular tabi, noolcak..
-Yok yani, neden andın onları şimdi onu sordum?
-Eskiden hanımlar beylerinin üzerlerine titrerdi. Değil yolda unutmak, af buyurun iç çamaşırlarını bile ütülerdi. Şimdi nerdeee..
-Yaptık da ne hayır gördük ayol.
Hem sert hem sitemkâr bir tonda çıkan bu sese döndü bütün başlar. 50'li yaşlarda bir hanımdı konuşan.
- Senin eski hanımların yaptığını ben yaptım da nooldu bey amca? 30 yıl evli kaldık, çorabını bile ütüledim, her Allah'ın sabahı kahvaltısını hazır ettim, yerinden kaldırıp masadan su aldırmadım, üç çoçuğunu büyüttüm de nooldu ?? Yaşımız elliyi bulunca beyimiz sanki gençleşti. Önceleri önemsemedim. Sonra bir de baktım ki, oohooo 9 numaradaki şendül hanımla şen geceler geçiyormuş da haberimiz yokmuş.
Acıyan gözler çevrilmiştir kadının üzerine. Cesaret alıp, Hicabı'nin karısına döner:
-Kızım sen de o kadar mızmızlanma. Hepsi böyle bunların.. Bırak biraz yollarda sürünsün, kıymetini anlaşın. Yoksa benim gibi 50 yaşından sonra eşekten düşmüş gibi olursun.
-Yok canım benim Hicabı'm yapmaz öyle şey...
-Hehe ben de öyle diyordum. "Murteza, efendi adamdır, namuslu adamdır" der, başka bir şey demezdim. Sonra gördük beyefendinin marifetlerini...
Muavin:
-Ya ablalar, hani kusura bakmayın, geçmiş olsun falan ama sanki sizinkilerin arızaşı isimlerinden belli gibi.. Baksana birisi Murteza, birisi Hicabı..Şöyle adam gibi Ali, Mehmet falan olsa, sorun olmayacak gibi sanki...
-Aaa, benim Hicabı'min ne arızaşı varmış ayol?
-Yok hani şimdiye kadar bir yanlışını görmedik ama bu ablanın tecrübelerine bakarsak, hani diyorum ileride - Allah göstermesin- bir durum olursa diye.. En iyisi şimdiden ismini değiştirmek.
-Sen geç dalganı, geç.. diye lafa tekrar girdi, Murteza'sını 9 numaraya kaptıran kadın:
-Zaten siz erkekler alayınız böylesiniz. Kadını yıllarca kullanır, bir kenara atar, ondan sonra da üzerine espri yaparsınız.
-Yok abla öyle demek istemedim. Bizimkişi boş boğazlık yani..
-Hadi oradan sünepe! Biraz da sertlik görünce hemen böyle yelkenleri indirirsiniz zaten.
-Yapmayın ablalar, diye söze karıştı bu sefer askerden tezkeresini almış, yeşil asker torbasından başka eşyası olmayan bir genç.
-Bu kadar da değildir. Herkes bir değil ki sonra... Bak mesela ben hayırlısıyla tezkeremi aldım, Nurcan'ıma gidiyorum. Allah izin verirse yakında evleneceğiz..Ondan başkaşını gözüm göremez benim.
Murteza'nınki:
-Tabi yavrum, en iyi ihtimalle 10 yıl gözün kimseyi görmez. Ondan sonra birdenbire dünya üzerindeki kadın nüfusu artmış gibi gelir sana..
-Kusura bakmayın da kabahat sizde hanımlar.
Sesin sahibi şen şakrak, 35'li yaşlarda, vücuduna bayağı bir yatırım yapmış olduğu her halinden belli olan bir hanımdır.
-Kabahat sizde ayol.. Erkek dediğin ayakkabı gibidir. Kullanıp atacaksın.
Yaşlı amca:
-Yok deve! Hangi ayakkabı sizin için gecesini gündüzünü feda edip yıllarca çalışıp durur?
-Hah işte, başka bir numaranız yok zaten.. Ne zaman sıkışsanız bu...Gece gündüz çalışıyoruz. Bırakın onu da biz yapalım barı...
Dertli bir ses:
-Yapıyoruz da ne oluyor ki...
Bütün başlar sesin geldiği yöne döndü ama sesin sahibi, bütün başlara dönmedi. Boş bakıyordu önüne... İnsanların kendisine baktığının ve cümlesinin devamını beklediğinin farkına vardı. Bir anlık kararsızlık sonrasında ağır ağır dökülmeye başladı cümleler, ağzından... 40 yaşlarında, kendini hayattan erken emekli etmiş bir halı vardı:
- O kadar sevmiştim ki... İt gibi koştüm peşinden. Önce vermediler. İşimi beğenmediler, paramı beğenmediler. Ona sordum. "Beni istiyorsan yaparsın." dedi. Gündüz başka işte, gece başka işte çalıştım... Sonunda razı ettim ama istekleri bitmedi. O hayal kuruyordu, ben de hayallerini gerçekleştirmek içın çalışıyordum. Şızlanmaya hakkım da yoktu. "Madem seviyorsun yaparsın".. Hep bu... Seviyordum, yapıyordum... Sadece kendi evim içın çalışşam iyi. Kayınpeder ile kayınvalide için de çalışıyordum üstelik. Kayınvalidelerin evine çamaşır makinesı, bulaşık makinesı, evinde uydu anteni yok, onu da taktır. Bütün bunların karşılığında bir kez bile "aferin damat, aslan damat" olamadım. Tek şey duydum evliliğim boyunca... "madem ki seviyorsun..."
Tezkereciye dönüp:
- Oğlum deli olma, sevmenin borcunu ödeyemezsin sen... deyip bitirdi dertli ses.
İnceden bir hüzün sardı herkesi. Kimse cesaret edip sonunu soramıyordu. Ama bir sonu olduğu belliydi.
- Siz sormadan ben söyleyeyim... Murteza'nın Şaziment versiyonu...Yalnız bizimkişi apartman dışından..
- Yok ben daha fazla dayanamayacağım. Biliyordum abi ya. Asıl sorun bu işte, diye çıkıştı muavin.
Herkes yeni bir keşif ölmüş gibi yüzüne baktı.
- Abi diyorum bi saattır size. Bu isimlerde var bir anormallik. Senin yengenin ismi niye Ayşe değil abiçim ya? Deminden beri dinliyorum, isimlere bak.. Şaziment, Murteza, Hicabı... Ne oluyorsa bu isimlerden oluyor.
Tezkereci:
- Abi, benim kızın adı Nurcan. Bir arıza çıkar mı?
- Çok bir tehlike yok gibi ama yine de tedbiri elden bırakma.
- Ay saçmalamayın ayol! diye çıkıştı 35'lik şen şakrak. "İsimle ne alâkaşı var? Tamamen felsefe sorunu bu... Benim ayakkabı teoremine uysanız böyle sorunlar olmayacak."
- Abla sizin isim neydi?
- ........
Yolcular da meraklanmıştır..
- E hadi kızım?
- Yok canım, ne demek istiyorsunuz yani?
- Yapma evladım, sen de pek normal sayılmazsın yani!
- Bana bak ağzını topla ....
Hicabı'ninki:
- Ay ben de merak ettim, nedir isminiz?
- Eee, şey...Ebru... (tööbeeee :twisted: nerde abudik gubudik insanlar var hepsinde benm isim :twisted: ismimi deiştircem valla :P )
- Ee, seninki normalmiş canım...
- Ama küçük bir ayrıntı var... ehe.. göbek adım Fahrigül'müş...
Otobüs'te büyük bir kahkaha kopmuştür. Birden bire herkes havaya girmiş, aynı bankada paraları batan insanların garip dayanışması gibi bir dayanışmaya girişmişlerdir. Herkes birbirine ismini sormakta, üzerine espriler patlamaktadır.
Şoför telefona sarılır:
- Alo, Hidayet abı... Abi, Hidayet senin gerçek adın di mi?... hehe, bittin abi sen Ğırgır şamata gidilmektedir, Hicabı'sız ve kırık kalpli yolculara sahip otobüste. Servis yapılmış, eldeki içeceklerle sohbet sürmektedir.
Yaşlı amca lafa dalar:
- Valla siz gençler yine iyisiniz. Ben evleneceğim hanımı ilk kez nişanımda görmüştüm.
Tezkereci:
- Nasıl yanı amca? İstemeye gitmemiş mıydınız?
- Nerede evladım o günler... İstanbul'da çalışıyorum o zamanlar. Güya para biriktirip evlenmek için ana babamın karşısına çıkacağım. Durup dururken mektup geldi. "Çabuk köye gel, nişanlanıyorsun" diye yazmışlar. Apar topar köye gittim ki her şey ölmüş bitmiş, nişan hazırlıkları bile başlamış.
35'lik Fahrigül:
- Aaa üstüme iyilik sağlık..Nerden bulmuşlar kızı?
- Ayakkabıcıdan...
Amcanın bu esprisine dehşetli bir kahkahayla destek verdi yolcular. Fahrigül de katıldı..
Murtezanınki:
- E peki hıç tasalanmadın mı amca, ya beğenmezsem falan diye?
- Tasalanmam mı evlâdım? Köyün bütün kızlarını gözümün önünde canlandırıp en kötüsüne göre kendimi alıştırmaya başladım... Ettiğim duaların, okuduğum sürelerin sayısını hatırlamıyorum..
Dertli ses:
- Ee nasıl çıktı peki?
- Manavın kızıydı. Üst taraflar iyiydi ama alta çürükleri söküştürmüş inek!!
İkinci bir kahkaha tufanı koptu otobüste. Hicabı, farkında olmadan müthiş bir sohbet açmış ama kendisi kaçırmıştı..
- Ay valla onu bunu bilmem de, şu erkeklerin kız istemeye geldiklerindeki halleri pek bi komik oluyor ayol., diye lafa daldı, uzun süredir sessizliğını koruyan ön taraftaki sarışın hanım..
Hicabınınki:
- Ay sen nereden bileceksin ki?
- Ayol dedik ya ne doktorlar ne mühendisler istedi diye...
- ???
- Ay bir keresinde komşumuzun yeğeni talip oldu bana... Taptaze bir doktor. Aman nasıl da heyecanlı... İstemeye gelmişler. Annem sıkı sıkı tembihledi "Kızım eğer oğlanı beğenirsen kahvesini bolca, aşırı şekerli yaparsın. Yok eğer beğenmezsen baş içine tuzu gitsin" diye..
Herkeste komik bir merak uyanmıştı.
35'lik:
- Beğendin mı barı?
- Beğendim, beğendim... pek bir mahçup, şirin bir şeydi... Ben de kahvesine baştım şekeri dibine kadar... Hazırladım...
-Eee..nooldu?
- Noolacak, o densiz geveze babası oğlanın alacağı kahveyi almaz mı?Meğer alış sırasını hesaplamamışım... Adam kahveden bir yudum aldı ve şöyle arkaşına bir yaslanıp "oooh, bal gibi maşallah" demez mi? O gece babamdan yediğim sopayı hıçbir zaman yememiştim..Vay efendim ben nasıl böyle istekli olurmuşum... Adam yakında benim kocam olacak dediysem de dinletemedim... Çikolatayı geri gönderdik...
Otobüşteki sıcak hava devam etmektedir...
Tezkereci:
- Peki hıç tuz baştığın olmadı mı?
- Olmaz mı? Elektrik mühendisinin birine baştım tuzu. Ama ben ne bileyim ne olacağını... Şekerli gibi rahat rahat içecek sandımdı. Adam tuzlu kahveden bir yudum alır almaz "püüüü" diye ortalığa tükürmesin mi?Meğer tuzu fazla kaçırmışım. Hafif tadımlık olacakmış. Yedik yine sopayı.
- Ayol o da bir şey mi? Benim Hicabı'm beni istemeye geldiğinde bizim müslüğu tamir etmek zorunda kalmıştı!!
"Yuuuh, yok artık" dermiş gibi baktı bütün başlar.
- Valla ayol. Bizim mutfak salona yakındır biraz. Tam içeride sohbet ediliyor birden musluk damlama sesi geldi. Benim Hicabım de saf saf "contaşı bozulmuş galiba" deyiverdi.. Sen misin diyen? Rahmetli babam "Ee hadi kalk da yap o zaman. Bakalım becerikli mısın, ben müslük contaşı değiştirmeyen adama kız vermem" diye tutturdu. Garibim, o takım elbiseli, iki dirhem bir çekirdek haliyle tamir edivermişti müslüğu...
Tezkereci:
- Yav nereden bindim bu otobüse... Ne güzel evlenecektim ben Nurcan'ımla.
- Şimdi evlenmeyecek misin yanı delikanlı? diye sordu yaşlı amca.
- Ne bileyim, bu duyduklarımdan sonra huylandım şimdi?
- Üzülme yakışıklı, senin de gönlünün prensesi vardır. Dertleşmek falan istersen telefonumu vereyim bak sana? dedi 35'lik..
Murtezanınki:
- Kızım o senin ayağına uymaz, daha büyük bir numara bul kendine...
- Abla ayıp oluyor ama...
- Sen demedin mı kızım, ayakkabı gibidirler diye?.. Bak, 9 numaradaki hanım da benim Murteza'mı geçirdi ayağına gezip duruyor hala...
...................
Çok keyifli, bol kahkahalıydı yolculuk... Şoförün de neşesi yerine gelmişti, uykusu açılmıştı..
Ama kamyoncunun açılmamıştı...
Hicabı, şanssız bir adamdı...
25 Temmuz 2007 13:49 · siyah_gulum
· Etiketler
fıkra
,
iki türk
,
tabi biri bizim temel
İki Türk Fransa'ya geyik avına gitmiş. Av da av yani.. Deniz uçağıyla bir krater gölüne inecekler, dağlarda avlanacaklar sonra dönecekler...
Pilot:
- Beyler göle indik, size iyi avlar. Bir hafta sonra tekrar bu göle sizi almak üzere iniyorum. Ancak şunu peşin, peşin söyleyeyim, adam başı bir geyik taşıma hakkınız var. Deniz uçağı daha fazlasını kaldırmıyor.
Bizimkiler:
- Tamam, biz zaten seri avı düşünüyor değiliz, asıl kafamız dağılsın diye buradayız.
Pilot:
- Harika, iyi avlar. Rasgele!
*****
Bir hafta sonra deniz uçağı göle iner. Pilot bir bakar ki bizimkilerin yanında, adam başı iki geyik!
Pilot:
- Bravo da, adam başı tek geyik demiştik. Bu uçak, bu ağırlığı taşımaz.
Bizimkiler:
- Taşır, taşır.
Pilot:
- Taşımaz.
Bizimkiler:
- Taşır, taşır.
Pilot:
- Beyler bakın! Burası Avrupa Birliği, her şeyin bir kuralı var, nizam var, intizam var! Dört geyikle binerseniz bu uçak havalanamaz.
Bizimkiler:
- Havalanır, havalanır.
Pilot:
- Olmaz!
Bizimkiler:
- Geçen yılki pilot havalandı ama...
Pilot:
- Havalandı mı? Dört geyikle mi? Buradan?
Bizimkiler:
- Evet tastamam öyle. Geçen yılki pilot, dört geyikle havalandı!
Pilot:
- Madem o pilot yaptı, ben de yaparım. Hayatımda ilk defa böyle bir şey yapıyor olacağım ama kanıma girdiniz. Hadi yükleyin geyikleri, binin, bağlayın kemerlerinizi, kalkalım.
*****
Pilot gazı verir.. Deniz uçağı göl üzerinde süratlenir.. Süratlenir.. Kızaklar sudan kesilir ama uçak bir türlü ağırlığı kaldırıp yükselemez.. Ve sonuçta burun üstü ormanın içine çakılır, parçalar ormana dağılır. Şans eseri kimsenin burnu kanamadan herkes kurtulur. Ormanda, yarı baygın, paramparça olmuş uçağın yanında, bizim avcılardan biri kendine gelir, kafayı kaldırır. Arkadaşı da gözlerini açmıştır ve sorar:
- Lan Temel, neredeyiz biz?
Dursun şöyle bir etrafa bakarak:
- Hemen, hemen geçen yıl düştüğümüz yerin 200 metre kadar gerisinde!
18 Temmuz 2007 18:06 · siyah_gulum
· Etiketler
fıkra
,
pisiklet isterem ( xx)
Diyarbakır'da Şehmus okula gelir,
tabii bizim Şehmus ilkokul talebesi, ama her tarafı yara bere içinde, hoca sorar,
"Şehmus oğlum ne oldu sana", Şehmus der,
"Babam dövmiştir". Hoca sorar,
"Niye oğlum",
"Valla bilmiyom hocam akşam evde yatıyık biraz sonra babamın sesini duyuyom,
Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy Veli uyudunmi e veliden de ses çıkmiy
Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy Şehmus uyudin mi diy,
ben de yok buba uyumadım diyrem oda geliy beni doviy."
Bunun üzerine hoca, bak Şehmus bu gibi durumlarda uyumasan da ses etmemek lazımdır der.
Şehmus kafa sallar eve gider, ertesi gün okulda Şehmus daha fena dövülmüş olarak gelir.
Bunu gören hoca merakla gider yanına ;
"Şehmus ne oldi kim yapti" der.
Şehmus der ki "Bubam yapmıştır."
"Niye Şehmus ne oldi", Şehmus anlatır.
"Hocam akşam evde yatıyık biraz sonra yine babam in sesini duyuyom, Ali uyudun mi ali den ses çıkmiy
Veli uyudunmi e Veliden de ses çıkmiy Mehmed uyudin mi Mehmedden de ses çıkmiy
Şehmus uyudin mi diy, ben de uyumadım ama hiç ses etmedim. Bunun üzerine anam ile bubam
bir gıpraşmaya başladiler anlamadım ne oliy biraz sonra anam dedi ki, la ihsan ben geliyom, bubam da
haticem ben de geliyom dedi ben de ula nereye gidiyonuz ben de Geliyom dedim...
hoca derki; oğlum bunlar anne baba, gider gider gelirler.
Sen hiç bozuntuya verme. Uyuyo gibi yap. peki demiş Şehmus.
Ertesi gün bir bacak kırık. " Bu sefer ne oldu? " der hoca.
Hocam, dediğin gibi yapmişem.
Hiç ses çıkarmamişem. En son bubam anamın arkasına geçti,
"ben çocuk isterem, ben çocuk isterem!" diye bağırmaya başlayınca;
ben de fırsat bu fırsat demişem.
Geçtim bubamın arkasına, " Ben de bisiklet isterem !!!! ""
18 Temmuz 2007 18:00 · siyah_gulum
· Etiketler
yanlış ararsan cevabı da alırsın
- aloo
- fatmayla görüşecektim
- yok güzelim. dunyayı kurtarmaya gitti. son aldigi is supermeni asmis da.
- ....................
- aloo
- kemal evde mi?
- yok canim evde. bu ülkede hayat yok dedi, basti uzaya gitti.
- ....................
- aloo
- sermin sen misin?
- bilmem ki. bi dakka bekleyin aynaya bakıp geliyim.
- hönk...
- aloo
- suat nerede?
- valla en son başbakanla görüşmeye gidiyorum dedi. bi tımarhaneye bak istersen
- aloo
- sedat yok mu?
- sabah bi sarışınla otele girerken görülmüş. daha çıkmamışlar.
- ühüüüü. nalçaaaakkk.
- aloo
- kadir evde mi?
- yok kardeş. son gördüğümde dua ediyodu, bir baktık uçmuş.
- yaaaaaaaaaaa.
- Alo Naci evdemi
- Evde (ÇAAAT!)
- Alo alo
diit diit diit
................................
- Alo Kamil abi evdemi
- Evde körolacasıca hala bi iş bulamadı Allah ın cezası
- Ee ben sonra ariyim yenge
...............................
- Alo Muzaffer bey evdemi
- Buyrun benim
- Selam dünyalı biz dostuz, ehehuhehe
- ulan genemi siz
...............................
- Alo Mustafa Beyle görüşebilirmiyiz
- Kim arıyodu
- FBI!
...............................
- Alo Mehmet oradamı acaba
- Evet
- Hımm peki Cavit oradamı
- Evet oda burada
- Peki Kenan oradamı
- Evet, beyfendi dalgamı geçiyosunuz siz
- Suphi ?
- (ÇAAAT!) diit diit diit
...........................
- Alo Muratla görüşebilirmiyim
- Bilmem daha önce hiç denedinizmi
...........................
- Alo Şeyda oradamı
- Hayır
- Neden
- Bilmem
- Ama orada olmalı
- Ama yok
- Eminmisiniz
- Hayır adım Hülya
- Çok iğrençsiniz biliyomusunuz
- Biliyorum, başka soru
- Yaş kaç Hülya
- 8 buçuk ama bir ay sonra 9 olucam
- (ÇAAAT!) diit diit diit
18 Temmuz 2007 17:59 · siyah_gulum
· Etiketler
fıkra
,
geri vites bi tane
,
temel
Temel Istanbul da bir is yeri açar ve isler tikirinda gidince altina hemen
Mercedes marka bir araba çeker. O günlerde Trabzon dan annesi arar ve :
- Temel oglum, baban öldi. Hemen cel.
Temel arabaya atlar ve hemen yola koyulur. 6 saatte trabzona varir.
Neyse, babasinin cenazesini kaldirirlar, aksam annesinden izin ister ve isleri
yüzünden hemen Istanbul a dönmesi gerektigini söyler. Annesi onayladiktan
sonra Istanbul a telefon açip yaninda çalisanlara :
- Usaklarim, benceliyoryum beni karsulayun.
Usaklar bekler Temel gelmez. 1 gün geçer, Temel yok. 2 gün geçer Temel,
yok. 3 gün geçer Temel yok. 4 gün sonunda Temel gelir. Hemen sorarlar
- Patron 6 saatte gittin, 4 günde döndün. Çok merak ettik seni.
Temel bunun üzerine usaklaruna döner ve der ki :
- Ula usaklarum bu Almanlari anlamiyorum... Arabaya 5 tane ileri fites
koymuslar, sanki isin geri dönüsü yok gibi geri fitesten sadece 1 tanecik
koymuslar. O sebepten geç celdum